Ate Gen-Z
Kusursuz yaptı. Tam hâli: "ate and left no crumbs" (yedi, kırıntı bile bırakmadı).
"Sahnede resmen ate."
Rizz'den skibidi'ye, on fleek'ten no cap'e. 180 kelime ve 31 emojinin gerçek anlamı. Dört alt başlık var: Gen-Z argosu, sosyal medya & fandom, Türk Gen-Z argosu ve millennial klasikleri.
Kusursuz yaptı. Tam hâli: "ate and left no crumbs" (yedi, kırıntı bile bırakmadı).
"Sahnede resmen ate."
Bir insanın havası, karizma puanı. Yaptıklarına göre artar ya da düşer.
"Hocaya "anne" dedi, -1000 aura."
Havalı görünmek için bilerek poz kesmek.
"Rüzgârda saçını savuruyor, aura farming."
Ne dendiğini umursamadan kendi doğrusunu söyleyen; onaylanan.
"Pizzaya ananas koyuyor ve savunuyor, based."
En yakın arkadaş; bazen tanımadığın birine bile samimi hitap.
"Bestie, bu konuda haklısın."
Tamam, anlaştık.
"Yarın 5'te? Bet."
Çok yemek yiyen, aç gözlü (şakayla).
"Üçüncü dürüme geçti, big back."
Dağınık, eğlenceli, umursamaz enerji. Collins 2024 yılın kelimesi.
"Bu yaz brat summer yaşıyorum."
"Kanka"; ayrıca "yok artık" tepkisi.
"Bruh, yine mi?"
Çok lezzetli, çok iyi.
"Annemin sarması bussin."
Yalan, palavra.
""10 dakikada geldim" diyor, cap 🧢"
Kanıtıyla suçüstü yakalanmak.
""Diyetteyim" diyordun, caught in 4K pasta yerken."
Yayıncıların izleyicilerine seslenmesinden geldi; artık gerçek hayatta bile "chat" diye hayalî bir kitleye sesleniliyor.
"Chat, bu kombin olmuş mu? 🤔"
Mükemmel. (Şefin parmak öpücüğü.)
"Bu plan chef's kiss 🤌"
Modası geçmiş, fazla çabalayan (genelde millennial trendleri için).
""Live laugh love" tablosu biraz cheugy."
Her şeyi umursamayan, rahat tip. Kazaklı köpek meme'inden.
"Sınava 5 dakika kala uyuyor, tam chill guy."
Robotlara ve yapay zekâya söylenen alaycı lakap. Bir bilim kurgu çizgi dizisindeki savaş robotları için kullanılan sözden geldi; 2025'te yapay zekâ her yere girince geri döndü.
"Bu müşteri hizmetleri bir clanker, 10 dakikadır aynı cevabı veriyor."
Fark etmek, yakalamak.
"Yalan söylediğini hemen clock'ladım."
Bittin, işin bitti, mahvoldun.
"Sınava 1 saat kala konuyu öğrendim, I'm cooked."
Kaybettiğini kabul edemeyip kendini teselli etmek (cope + opium).
""Aslında kaybetmek istedim" diyor, saf copium."
Sinirden kontrolü kaybetmek, patlamak.
"Şarjı bitince tam crash out yaşadı."
Utanç verici, insanın içini burkacak kadar garip.
"Eski fotoğraflarım fazla cringe."
Hayalperest, gerçeklikten kopuk iyimser.
"Bana selam verdi, evleniyoruz. Delulu."
Ölçülü, kibar, ağırbaşlı. 2024'te "very demure, very mindful" videolarıyla patladı.
"Toplantıda çok demure davrandım."
Tarz, şık kıyafet.
"Bugün drip'in çok iyi."
Hayatının bir dönemi.
"Kendimi sevme era'mdayım."
Şaşkınlık ya da saçma bir duruma tepki; brainrot dilinde "Ne oluyor ya?"
"Hoca dans etmeye başladı, erm what the sigma."
Abartılı, fazla dramatik.
"Doğum gününe havai fişek mi? Çok extra."
Arkadaşının yemeğinden izinsiz bir parça almak.
"Patatesimden fanum tax aldı."
"Fish" (balık) kelimesinin ironik yazımı. 2025 meme'i.
"Fih arıyor 📞🐟"
Hava atmak, gösteriş yapmak.
"Yeni telefonuyla flex yapıyor."
Şaşkınlıktan ağzı açık kalmak; genelde hayranlıkla.
"O sahneyi görünce resmen gagged oldum."
Kötü davranışları "güçlü kadın" diye pazarlamanın ironik sloganı.
"Kimseye o kafeyi söylemedim: gaslight, gatekeep, girlboss."
Bir yeri, ürünü ya da bilgiyi başkalarından saklamak.
"Bu kafeyi gatekeep'liyorum, kimseye söylemeyin."
Harcamaları komik bir mantıkla haklı çıkarmak.
"İndirimde aldım, yani para kazandım: girl math."
Birini aşırı övmek, yağ çekmek.
"Hocayı o kadar glazing yaptı ki."
Görünüşte ya da hayatta büyük olumlu değişim.
"Lise fotoğrafına bak, sonra şimdiye: tam glow up."
Efsane, en iyisi (GOAT'tan).
"Bu dönerci goated."
Saçma, komik, tuhaf. ("Ahh" burada vurgu eki gibi kullanılıyor.)
"Bu goofy ahh videoyu izle."
Açıkça, fazlasıyla.
"Highkey tatile ihtiyacım var."
Bambaşka bir etki bırakıyor.
"Gece 3'te bu şarkı hits different."
Gerçekçi olmayan umut (hope + opium).
"Hâlâ final geçerim diyor, hopium."
Bir durumun saçmalığına inanamamak: "Bu gerçek mi?"
"Sınav yarın mıymış? Chat, is this real?"
"...havası veriyor." Bir şeyin enerjisini anlatır.
"Bu kombin it's giving rockstar."
Bir anda umutsuzluk ("bitti") ya da coşku ("geri döndük").
"Zam gelmedi: it's over. Tatil uzadı: we're so back."
Küçük çocuk ya da ufaklık (genelde şakayla).
"Bu jit beni oyunda yendi."
Olmadığın biri gibi davranmak, rol kesmek.
"Hiç spor yapmadan fitness koçu olmuş, larping."
"Bırak da yapsın, bir şey hazırlıyor."
"Saçma bir fikir gibi ama let him cook."
Birini (yaşı ne olursa olsun) ironik şekilde küçümseme.
"Lil bro beni oyunda yenebileceğini sandı."
Tamamen odaklanmak, ciddileşmek.
"Finaller geldi, artık lock in zamanı."
Birinin geçmişi, arka plan hikâyesi. Oyun ve dizi dünyasından geldi.
"Hocanın lore'unu öğrendim, eskiden rock grubu varmış."
"Lowkey" ile "genuinely" (gerçekten) kelimelerinin karışımı: "Açıkçası, cidden".
"Lowkenuinely bu dizi çok iyi."
Biraz, gizliden gizliye.
"Lowkey bu şarkıya bağımlıyım."
Çene hattını belirginleştirmek için dili damağa bastırmak. Konuşmamak için de bahane.
"Soruma cevap vermedi, mewing yapıyormuş 🤫🧏"
Vasat, abartıldığı kadar değil.
"Film mid'di açıkçası."
Görünüş ya da karizmayla birini gölgede bırakmak.
"Yanına model gelince resmen mog'landı."
Kraliçe, ikon. Kusursuz performans.
"Bu sahne tam mother."
Yalan yok, ciddiyim. "Cap" yalan demek.
"Bu en iyi lahmacun, no cap 🧢❌"
Tuhaf, saçma, olağan dışı ("Only in Ohio" meme'inden).
"Kediler havada uçuyor, çok Ohio."
Eski kafalı bir yorumu tek cümleyle geçiştirmek.
""Gençler hiç çalışmıyor." Ok boomer."
Rakip, düşman (opponent'tan).
"Grup sohbetinde bir opp var, her şeyi yayıyor."
Nokta. Tartışma bitti.
"O en iyisi, periodt."
Karşı tarafın ilgisini çekmek için "ben diğerleri gibi değilim" diyen.
""Ben makyaj yapmam, kızlarla anlaşamam" diyor, pick me."
Anlamı olmayan bir ses: Ne diyeceğini bilemediğinde söylenir.
""Ödevini yaptın mı?" "...pluh.""
Sevdiğine söylenen tatlı lakap.
"Günaydın pookie 🥺"
İnsanları kızdırmak için üretilen içerik. Oxford'un 2025 yılın kelimesi.
"Bu video düpedüz rage bait, yorum yapmıyorum."
Kafanda kirasız yaşamak: aklından çıkmıyor.
"O şarkı kafamda rent free."
Karizma, flört yeteneği. "Charisma" kelimesinden. Oxford'un 2023 yılın kelimesi.
"Tek bakışla numarasını aldı, adamın rizz'i tavan."
Rizz'i yüksek kişi.
"Sınıfın rizzler'ı o."
Sürekli aklına gelen, saplantılı düşündüğün şey.
"O dizinin finali benim Roman Empire'ım."
Kırgın, bozulmuş.
"Kaybettiği için salty."
Daha fazla söyleme, anladım, varım.
"Pizza ısmarlıyorum. Say less."
Beni öldürüyor, çok komik.
"Bu video sending me 💀"
Şok olmuş, sarsılmış.
"Fiyatı görünce shook oldum."
Kurallara uymayan, yalnız takılan "havalı" tip. Genelde ironik kullanılır.
"Partide köşede tek başına su içiyor, sigma."
Birine aşırı ilgi gösterip kendini yerlere atan.
"Ona 7 kahve ısmarladı, tam simp."
Adı konmamış ilişki.
"Situationship'teyiz, ne olduğumuz belli değil."
Anlamı yok. Bir şarkıdan yayılan, ellerle "şöyle böyle" hareketiyle söylenen brainrot.
"Sınıfta 67 sayısı geçti, herkes "six seveen" dedi 🤷"
Anlamı yok. Brainrot'un ana kelimesi; her şeyin yerine geçebilir.
"Bu ne skibidi bir gün."
(Şarkı için) çok iyi, vuruyor.
"Bu şarkı slaps."
Harika yapmak, döktürmek.
"Sunumda resmen slay ettin 💅"
Dedikoduyu anlat. "Tea" dedikodu demek.
"Spill the tea, dün ne oldu?"
Aşırı hayran olmak ya da aşırı hayran.
"Bu sanatçıyı stan'liyorum."
Şüpheli, tuhaf.
"Bu kadar sessiz olması çok sus."
Birinden aniden soğutan küçük ama öldürücü detay.
"Yemeği şapırdatarak yedi, ick geldi."
Biraz dışarı çık, internetten uzaklaş.
"3 saattir yorumlarda kavga ediyorsun, touch grass."
Havalı, sağlam, etkileyici ("tough" kelimesinden).
"Yeni ceketin çok tuff."
Saçmalamak, kafayı yemiş gibi davranmak.
"Sabahın 5'inde spor mu? Tweaking."
Çok yakın arkadaş, ruh ikizi.
"Twin, aynı kazağı almışız."
Kendini yaşlı hissetmek; "amca" olmak.
"Saat 10'da uykum geldi, unc status."
Görevi anladı, tam olması gerekeni yaptı.
"Temalı partiye kostümle geldi, understood the assignment."
Mantıklı, kabul edilebilir.
"Yorgunsan gelme, valid."
Ruh hâli kontrolü.
"Pazartesi sabahı vibe check: 💀"
Eskisi kadar iyi olmayan, formunu kaybetmiş.
"Bu şarkıcı eskiden efsaneydi, şimdi biraz washed."
Durmadan konuşmak, gevezelik.
"Hoca 2 saattir yapping."
Gösterişli, renkli, fazla "dramatik" davranış. Bazen homofobik bir ima için kullanıldığından dikkatli olmak gerek.
"Bu reklam biraz zesty olmuş."
Hangi içeriği kime göstereceğine karar veren sistem; internetin görünmez patronu.
"Algoritma bana yine kedi videosu attı."
Alternative Universe: Karakterlerin farklı bir evrende yazıldığı hikâye.
"Kahve dükkânı AU'su en sevdiğim tür."
Bir diziyi tek oturuşta, peş peşe izlemek.
"Bütün sezonu hafta sonu binge-watch yaptım."
Otomatik çalışan sahte hesap.
"Bu yorumların hepsi bot, aynı cümle 50 kere."
Hikâyede resmî olarak gerçekleşen şey.
"Sonunda ship'im canon oldu! 😭"
Hikâyeyi sadece seçtiğin "yakın arkadaşlar" listesine göstermek.
"Close friends'e eklendim, artık iç çevredeyim 🟢"
İki hesabın ortak içerik üretmesi ya da markayla işbirliği.
"İki yayıncı collab yaptı, internet çöktü."
Birinin adres, telefon gibi özel bilgilerini izinsiz ifşa etmek. Tehlikeli ve çoğu yerde suç.
"Tartışma büyüdü ve biri doxxing yaptı, hesabı kapatıldı."
Beğeni, yorum, paylaşım gibi etkileşimlerin toplamı.
"Rage bait yapınca engagement patlıyor."
Bir dizinin, grubun ya da oyunun hayran topluluğu.
"Bu fandom çok aktif, her gün yeni teori."
Hayranların, sevdikleri karakterlerle yazdığı hikâyeler.
"Finali beğenmedim, kendi fanfic'imi yazdım."
Fake Instagram: Sadece yakın arkadaşların takip ettiği, filtresiz, gerçek hâlinin olduğu ikinci hesap.
"Asıl hesabımda kahve fotoğrafı, finsta'mda ağlayan selfie."
Bir şeyi kötü bulduğun hâlde dalga geçmek için izlemek.
"Bu programı hate-watch yapıyorum ama bırakamıyorum."
Resmî olmayan ama hayranın kafasında kesin doğru olan detay.
"Benim headcanon'ıma göre kötü karakter aslında kedi seviyor."
Sosyal medyada takipçilerini etkileyen, genelde reklam işbirliği yapan kişi.
"Influencer bu kremi "çok sevdim" dedi (reklam)."
Bir dönemden rastgele, özensiz seçilmiş 10 fotoğrafı tek gönderide paylaşmak.
"Yaz photo dump'ı: deniz, kedi, bulanık bir dondurma."
Seyirciyi bir sahnenin içine koyan video formatı: "POV: ..."
"POV: Annen "ev temizlenecek" dedi."
Hesabın kapatılmadan, gönderilerinin gizlice daha az kişiye gösterilmesi.
"İzlenmelerim çöktü, kesin shadowban yedim."
İki karakterin ya da kişinin sevgili olmasını istemek.
"Bu ikisini 3 sezondur ship'liyorum."
Birini engelleyip hemen engeli kaldırmak; böylece seni takipten çıkmış olur.
"Soft block attım, haberi bile olmadı."
Ana hesabın aksine her saçmalığın paylaşıldığı gizli/ikinci hesap.
"Bu meme'i spam hesabımda paylaştım."
Hikâyenin önemli bir kısmını önceden söylemek.
"Spoiler verme, daha 2. bölümdeyim!"
Ünlü hayranlarının kendine özgü diliyle konuştuğu sosyal medya köşesi.
""Mother", "slay" kelimelerinin çoğu oradan çıktı."
Başkasının videosunu kendi videona ekleyip ona tepki vermek.
"Bu tarifi stitch'leyip yanlışlarını gösterdim."
Herkesin aynı formatta video çektiği akım.
"Bu dans challenge'ını 40 kere denedim."
Sırf kızdırmak, ortalığı karıştırmak için yorum yapan kişi.
"Yorumlardaki troll'e cevap verme."
Takipten çıkmak. Bazen sessiz bir savaş ilanı.
"Ayrıldıkları gün birbirlerini unfollow'ladılar."
"Your Name" (Senin adın): Okurun kendini hikâyeye koyduğu fanfic türü.
""Y/N kafeye girdi ve onu gördü...""
Arkadaşa hitap: "abi, kanka". Çoğulu "agalar" internetin en meşhur açılışı.
"Agalar bu ne ya 😭"
Ciddi, karizmatik, az konuşan, saygı duyulan kişi.
"Sınıfın ağır abisi o."
"Çok" yerine kullanılan her şeyin abartı hâli.
"Aşırı yorgunum, aşırı açım, aşırı mutluyum."
Birine kırıcı ama yerinde bir cevap vermek. "Ayar olmak" ise sinirlenmek.
"Hoca öyle bir ayar verdi ki sınıf sustu."
"Bayağı"nın kısa hâli: oldukça, epey.
"Baya güzel olmuş."
Sakin ol, bekle.
"Bi' dur ya, panik yapma."
Çok iyi, harika görünen ya da olan.
"Kombin bomba gibi olmuş."
Fotoğrafın üstüne komik yazı eklenerek yapılan Türk internet meme'i.
"Eski film caps'leri hâlâ efsane."
Kurnaz, işini bilen (bağlama göre olumlu ya da olumsuz).
"Çakal çocuk, hocayı ikna etti."
Mükemmel, unutulmaz.
"Dünkü konser efsaneydi."
Kendine güvenmeyen, ezilen kişi. Kırıcı bir söz, dikkat.
"Kimseye ezik deme, çok kırıcı."
Sosyal medyada ünlü olan kişi.
"Kuzenim fenomen olmuş, 200 bin takipçi."
Birinin coşturmasıyla bir anda heyecanlanıp bir şey yapmak.
"Gaza geldim, saçımı mora boyattım."
Boş ve eğlenceli sohbet etmek.
"Bütün akşam geyik yaptık."
Birini sert eleştirmek, rezil etmek.
"Yorumlarda adamı resmen gömdüler."
Arkadaşa samimi hitap (dinî bir anlamı olmadan).
"Hacı bu nasıl oldu?"
"Ne oluyor?" sorusunun kısa ve hafif kavgacı hâli.
"Hayırdır, neden cevap vermiyorsun?"
Aynı mizahı ve kafayı paylaşan kişi.
"Yeni ev arkadaşım tam kafa dengi."
Birini oyalamak, kafasını ütülemek ya da dalga geçmek.
"Bana kafa yapma, gerçekten ne oldu?"
Kafam karıştı, beynim durdu.
"Bu matematik sorusunda kafam yandı."
En yakın arkadaş. Kısaltması "knk".
"Kanka sensiz olmaz."
Haklı çıktığında karşı tarafa söylenen zafer cümlesi.
"Sınavdan 100 aldım, kapak olsun."
Kıyafet uyumu, günün kıyafeti.
"Bugünkü kombinim nasıl?"
Gülmekten bittim.
"Bu videoda koptum 💀"
Bir şeyi çok iyi yapan kişiye övgü.
"Ödevi tek başına bitirdi, kral adam."
"Cringe" kelimesinin Türkçe söylenişi: utanç verici.
"O video tam krinç."
Dolaylı yoldan iğneleyici söz söylemek.
"Story'de bana laf soktu, biliyorum."
Arkadaşa samimi hitap (eski ama hâlâ yaşıyor).
"Moruk naber?"
"Ne yapayım" demenin umursamaz hâli.
"Geç kaldım, napim 🤷"
Kalabalık ve eğlenceli sosyal çevre. "Ortam insanı" sosyal biri demek.
"Ben ortam insanı değilim, evde mutluyum."
İngilizce kelimelerle karışık iş Türkçesi: "Toplantıyı postpone edelim, deadline'ı update ederiz."
"Plaza dilinde "asap" demek "dün" demek."
Bir şeyin çok hoşa gitmesi. "Sarmadı" ise beğenmemek.
"Bu dizi beni çok sardı."
Hikâye paylaşmak.
"Kahveyi içmeden story attım."
"Yok artık, inanmıyorum" anlamında şaşkınlık.
"Sus be, gerçekten mi barıştılar?"
En meşhur teselli: "Önemseme, geçer."
"Takma kafana, yarın unutur."
Bir anda kötü ruh hâline, karamsarlığa girmek.
"Gece 3'te tribe girdim, eski fotoğraflara baktım."
Küsmek, surat asmak, nazlanmak.
"Mesajına geç cevap verdim diye trip attı."
Şaşkınlık ve inanmama.
"Yok artık, sınav iptal mi?"
Birine destek ve coşku: "devam et, haklısın".
"Yürü be kızım, sen yaparsın!"
Sevgili, bir tanem.
"Bae ile kahvaltıdayım."
Sıradan, trendleri körü körüne takip eden.
"Balkabaklı latte içiyor, çok basic."
Çılgın, deli dolu.
"Bu parti cray cray."
Köpeğin internet dilindeki sevimli adı.
"Bu doggo çok tatlı."
Destansı başarısızlık.
"Pasta yaptım, epic fail."
Açlıktan sinirli (hungry + angry).
"Beni hangry'ken arama."
Konuşurken bile etiket söylemek.
"Hashtag mutluyum."
O kadar ki... kelimeler yetmiyor.
"Bu kedi çok tatlı, I can't even."
Muhteşem, coşkulu.
"Konser lit'ti 🔥"
Görünüşte film izleme daveti... ama aslında başka bir davet.
""Netflix and chill?" dedi, anladın sen."
Kusursuz, tam yerinde (özellikle kaşlar).
"Kaşların on fleek!"
Hayalimizdeki arkadaş grubu.
"Bu grup fotoğrafı squad goals."
Tarz, havalılık.
"Swag'in yerinde."
Nostalji, eskiye dönüş.
"Bu şarkı tam throwback."
Totally; kesinlikle.
"Totes katılıyorum."
Coşmuş, parti modunda.
"Bu gece turnt'üz."
Bir kere yaşıyoruz; çılgın kararların bahanesi.
"YOLO deyip bilet aldım."
"Gülmekten öldüm." Gen-Z'nin 😂'su.
"bu video 💀💀"
Ağlıyorum ama genelde gülmekten ya da sevimlilikten.
"kediye bak 😭"
Yalan (cap).
"10 dk'da geldim 🧢"
İfadesiz, "ciddi misin" ya da sigma bakışı.
"tamam 🗿"
Kendini aptal yerine konmuş hissetmek.
"ona inandım 🤡"
Şok, boş bakış: "ne diyorsun sen".
"👁️👄👁️ ne"
Lütfen. 😭 ile birlikte çaresizlik.
"yardım edin 😭🙏"
Dramatik hüzün. "Hayat ağır" havası.
"çay soğumuş 🥀"
Vurgu ve ironi: ✨kaygı✨
"yine ✨pazartesi✨"
Eriyorum: utanç ya da sıcak.
"herkes bana baktı 🫠"
Umursamaz, havalı, kraliçe.
"bilmiyorum 💅"
"Eee aslında..." diye bilgiçlik taslayan.
"🤓☝️ teknik olarak"
Derin nefes: rahatlama ya da bıkkınlık.
"sınav bitti 😮💨"
Selam dur: "emredersin" ya da saygı.
"yarın 7'de oradayım 🫡"
Gen-Z'ye göre pasif agresif gülümseme.
"tamam 🙂"
Gen-Z'ye göre soğuk, hatta kaba. Millennial'a göre gayet normal.
"👍"
Millennial gülmesi. Gen-Z'ye "yaşlı" gelir.
"😂😂😂"
Harika, çok iyi.
"kombin 🔥"
GOAT: tüm zamanların en iyisi.
"annem 🐐"
Dedikodu ya da merak: "neler oluyor?"
"👀 anlat"
Kalp eller: sevgi, teşekkür.
"ty 🫶"
Mükemmel ya da "ne diyorsun sen".
"bu lezzet 🤌"
Ortamda tuhaf tuhaf ayakta duran ben.
"partide ben 🧍"
Kocaman yalvaran gözler: "lütfen" ya da "çok tatlı".
"bir dilim daha? 🥺"
Red flag: tehlike işareti.
"garsona kaba 🚩"
Dedikodu (tea). "Anlat bakalım."
"🍵 dün ne oldu"
Hain, iki yüzlü, arkadan konuşan.
"grupta bir 🐍 var"
Yüksek sesle söyle! Ya da "yapping".
"🗣️ TATİL GELDİİ"
Gerginlik, "eyvah" anı.
"hocanın maili 😬"
Kıkırdama, "biliyorum ama söylemiyorum".
"kim olduğunu biliyorum 🤭"
(Şaka) çok yemek yemiş, şişmiş hâl.
"üç porsiyon mantı 🫃"