Gen-Z Sözlüğü

Rizz'den skibidi'ye, on fleek'ten no cap'e. 180 kelime ve 31 emojinin gerçek anlamı. Dört alt başlık var: Gen-Z argosu, sosyal medya & fandom, Türk Gen-Z argosu ve millennial klasikleri.

💀 Gen-Z argosu Bugün okulda, grup sohbetinde ve kısa videolarda ·

Ate Gen-Z

Kusursuz yaptı. Tam hâli: "ate and left no crumbs" (yedi, kırıntı bile bırakmadı).

"Sahnede resmen ate."

Aura Gen-Z

Bir insanın havası, karizma puanı. Yaptıklarına göre artar ya da düşer.

"Hocaya "anne" dedi, -1000 aura."

Aura farming Gen-Z

Havalı görünmek için bilerek poz kesmek.

"Rüzgârda saçını savuruyor, aura farming."

Based Gen-Z

Ne dendiğini umursamadan kendi doğrusunu söyleyen; onaylanan.

"Pizzaya ananas koyuyor ve savunuyor, based."

Bestie Gen-Z

En yakın arkadaş; bazen tanımadığın birine bile samimi hitap.

"Bestie, bu konuda haklısın."

Bet Gen-Z

Tamam, anlaştık.

"Yarın 5'te? Bet."

Big back Gen-Z

Çok yemek yiyen, aç gözlü (şakayla).

"Üçüncü dürüme geçti, big back."

Brat Gen-Z

Dağınık, eğlenceli, umursamaz enerji. Collins 2024 yılın kelimesi.

"Bu yaz brat summer yaşıyorum."

Bruh Gen-Z

"Kanka"; ayrıca "yok artık" tepkisi.

"Bruh, yine mi?"

Bussin Gen-Z

Çok lezzetli, çok iyi.

"Annemin sarması bussin."

Cap Gen-Z

Yalan, palavra.

""10 dakikada geldim" diyor, cap 🧢"

Caught in 4K Gen-Z

Kanıtıyla suçüstü yakalanmak.

""Diyetteyim" diyordun, caught in 4K pasta yerken."

Chat Gen-Z

Yayıncıların izleyicilerine seslenmesinden geldi; artık gerçek hayatta bile "chat" diye hayalî bir kitleye sesleniliyor.

"Chat, bu kombin olmuş mu? 🤔"

Chef's kiss Gen-Z

Mükemmel. (Şefin parmak öpücüğü.)

"Bu plan chef's kiss 🤌"

Cheugy Gen-Z

Modası geçmiş, fazla çabalayan (genelde millennial trendleri için).

""Live laugh love" tablosu biraz cheugy."

Chill guy Gen-Z

Her şeyi umursamayan, rahat tip. Kazaklı köpek meme'inden.

"Sınava 5 dakika kala uyuyor, tam chill guy."

Clanker Gen-Z

Robotlara ve yapay zekâya söylenen alaycı lakap. Bir bilim kurgu çizgi dizisindeki savaş robotları için kullanılan sözden geldi; 2025'te yapay zekâ her yere girince geri döndü.

"Bu müşteri hizmetleri bir clanker, 10 dakikadır aynı cevabı veriyor."

Clock it Gen-Z

Fark etmek, yakalamak.

"Yalan söylediğini hemen clock'ladım."

Cooked Gen-Z

Bittin, işin bitti, mahvoldun.

"Sınava 1 saat kala konuyu öğrendim, I'm cooked."

Copium Gen-Z

Kaybettiğini kabul edemeyip kendini teselli etmek (cope + opium).

""Aslında kaybetmek istedim" diyor, saf copium."

Crash out Gen-Z

Sinirden kontrolü kaybetmek, patlamak.

"Şarjı bitince tam crash out yaşadı."

Cringe Gen-Z

Utanç verici, insanın içini burkacak kadar garip.

"Eski fotoğraflarım fazla cringe."

Delulu Gen-Z

Hayalperest, gerçeklikten kopuk iyimser.

"Bana selam verdi, evleniyoruz. Delulu."

Demure Gen-Z

Ölçülü, kibar, ağırbaşlı. 2024'te "very demure, very mindful" videolarıyla patladı.

"Toplantıda çok demure davrandım."

Drip Gen-Z

Tarz, şık kıyafet.

"Bugün drip'in çok iyi."

Era Gen-Z

Hayatının bir dönemi.

"Kendimi sevme era'mdayım."

Erm what the sigma Gen-Z

Şaşkınlık ya da saçma bir duruma tepki; brainrot dilinde "Ne oluyor ya?"

"Hoca dans etmeye başladı, erm what the sigma."

Extra Gen-Z

Abartılı, fazla dramatik.

"Doğum gününe havai fişek mi? Çok extra."

Fanum tax Gen-Z

Arkadaşının yemeğinden izinsiz bir parça almak.

"Patatesimden fanum tax aldı."

Fih Gen-Z

"Fish" (balık) kelimesinin ironik yazımı. 2025 meme'i.

"Fih arıyor 📞🐟"

Flex Gen-Z

Hava atmak, gösteriş yapmak.

"Yeni telefonuyla flex yapıyor."

Gagged Gen-Z

Şaşkınlıktan ağzı açık kalmak; genelde hayranlıkla.

"O sahneyi görünce resmen gagged oldum."

Gaslight gatekeep girlboss Gen-Z

Kötü davranışları "güçlü kadın" diye pazarlamanın ironik sloganı.

"Kimseye o kafeyi söylemedim: gaslight, gatekeep, girlboss."

Gatekeep Gen-Z

Bir yeri, ürünü ya da bilgiyi başkalarından saklamak.

"Bu kafeyi gatekeep'liyorum, kimseye söylemeyin."

Girl math Gen-Z

Harcamaları komik bir mantıkla haklı çıkarmak.

"İndirimde aldım, yani para kazandım: girl math."

Glazing Gen-Z

Birini aşırı övmek, yağ çekmek.

"Hocayı o kadar glazing yaptı ki."

Glow up Gen-Z

Görünüşte ya da hayatta büyük olumlu değişim.

"Lise fotoğrafına bak, sonra şimdiye: tam glow up."

Goated Gen-Z

Efsane, en iyisi (GOAT'tan).

"Bu dönerci goated."

Goofy ahh Gen-Z

Saçma, komik, tuhaf. ("Ahh" burada vurgu eki gibi kullanılıyor.)

"Bu goofy ahh videoyu izle."

Highkey Gen-Z

Açıkça, fazlasıyla.

"Highkey tatile ihtiyacım var."

Hits different Gen-Z

Bambaşka bir etki bırakıyor.

"Gece 3'te bu şarkı hits different."

Hopium Gen-Z

Gerçekçi olmayan umut (hope + opium).

"Hâlâ final geçerim diyor, hopium."

Is this real? Gen-Z

Bir durumun saçmalığına inanamamak: "Bu gerçek mi?"

"Sınav yarın mıymış? Chat, is this real?"

It's giving... Gen-Z

"...havası veriyor." Bir şeyin enerjisini anlatır.

"Bu kombin it's giving rockstar."

It's over / We're so back Gen-Z

Bir anda umutsuzluk ("bitti") ya da coşku ("geri döndük").

"Zam gelmedi: it's over. Tatil uzadı: we're so back."

Jit Gen-Z

Küçük çocuk ya da ufaklık (genelde şakayla).

"Bu jit beni oyunda yendi."

Larping Gen-Z

Olmadığın biri gibi davranmak, rol kesmek.

"Hiç spor yapmadan fitness koçu olmuş, larping."

Let him cook Gen-Z

"Bırak da yapsın, bir şey hazırlıyor."

"Saçma bir fikir gibi ama let him cook."

Lil bro Gen-Z

Birini (yaşı ne olursa olsun) ironik şekilde küçümseme.

"Lil bro beni oyunda yenebileceğini sandı."

Lock in Gen-Z

Tamamen odaklanmak, ciddileşmek.

"Finaller geldi, artık lock in zamanı."

Lore Gen-Z

Birinin geçmişi, arka plan hikâyesi. Oyun ve dizi dünyasından geldi.

"Hocanın lore'unu öğrendim, eskiden rock grubu varmış."

Lowkenuinely Gen-Z

"Lowkey" ile "genuinely" (gerçekten) kelimelerinin karışımı: "Açıkçası, cidden".

"Lowkenuinely bu dizi çok iyi."

Lowkey Gen-Z

Biraz, gizliden gizliye.

"Lowkey bu şarkıya bağımlıyım."

Mewing Gen-Z

Çene hattını belirginleştirmek için dili damağa bastırmak. Konuşmamak için de bahane.

"Soruma cevap vermedi, mewing yapıyormuş 🤫🧏"

Mid Gen-Z

Vasat, abartıldığı kadar değil.

"Film mid'di açıkçası."

Mog Gen-Z

Görünüş ya da karizmayla birini gölgede bırakmak.

"Yanına model gelince resmen mog'landı."

Mother Gen-Z

Kraliçe, ikon. Kusursuz performans.

"Bu sahne tam mother."

No cap Gen-Z

Yalan yok, ciddiyim. "Cap" yalan demek.

"Bu en iyi lahmacun, no cap 🧢❌"

Ohio Gen-Z

Tuhaf, saçma, olağan dışı ("Only in Ohio" meme'inden).

"Kediler havada uçuyor, çok Ohio."

Ok boomer Gen-Z

Eski kafalı bir yorumu tek cümleyle geçiştirmek.

""Gençler hiç çalışmıyor." Ok boomer."

Opp Gen-Z

Rakip, düşman (opponent'tan).

"Grup sohbetinde bir opp var, her şeyi yayıyor."

Periodt Gen-Z

Nokta. Tartışma bitti.

"O en iyisi, periodt."

Pick me Gen-Z

Karşı tarafın ilgisini çekmek için "ben diğerleri gibi değilim" diyen.

""Ben makyaj yapmam, kızlarla anlaşamam" diyor, pick me."

Pluh Gen-Z

Anlamı olmayan bir ses: Ne diyeceğini bilemediğinde söylenir.

""Ödevini yaptın mı?" "...pluh.""

Pookie Gen-Z

Sevdiğine söylenen tatlı lakap.

"Günaydın pookie 🥺"

Rage bait Gen-Z

İnsanları kızdırmak için üretilen içerik. Oxford'un 2025 yılın kelimesi.

"Bu video düpedüz rage bait, yorum yapmıyorum."

Rent free Gen-Z

Kafanda kirasız yaşamak: aklından çıkmıyor.

"O şarkı kafamda rent free."

Rizz Gen-Z

Karizma, flört yeteneği. "Charisma" kelimesinden. Oxford'un 2023 yılın kelimesi.

"Tek bakışla numarasını aldı, adamın rizz'i tavan."

Rizzler Gen-Z

Rizz'i yüksek kişi.

"Sınıfın rizzler'ı o."

Roman Empire Gen-Z

Sürekli aklına gelen, saplantılı düşündüğün şey.

"O dizinin finali benim Roman Empire'ım."

Salty Gen-Z

Kırgın, bozulmuş.

"Kaybettiği için salty."

Say less Gen-Z

Daha fazla söyleme, anladım, varım.

"Pizza ısmarlıyorum. Say less."

Sending me Gen-Z

Beni öldürüyor, çok komik.

"Bu video sending me 💀"

Shook Gen-Z

Şok olmuş, sarsılmış.

"Fiyatı görünce shook oldum."

Sigma Gen-Z

Kurallara uymayan, yalnız takılan "havalı" tip. Genelde ironik kullanılır.

"Partide köşede tek başına su içiyor, sigma."

Simp Gen-Z

Birine aşırı ilgi gösterip kendini yerlere atan.

"Ona 7 kahve ısmarladı, tam simp."

Situationship Gen-Z

Adı konmamış ilişki.

"Situationship'teyiz, ne olduğumuz belli değil."

Six seven Gen-Z

Anlamı yok. Bir şarkıdan yayılan, ellerle "şöyle böyle" hareketiyle söylenen brainrot.

"Sınıfta 67 sayısı geçti, herkes "six seveen" dedi 🤷"

Skibidi Gen-Z

Anlamı yok. Brainrot'un ana kelimesi; her şeyin yerine geçebilir.

"Bu ne skibidi bir gün."

Slaps Gen-Z

(Şarkı için) çok iyi, vuruyor.

"Bu şarkı slaps."

Slay Gen-Z

Harika yapmak, döktürmek.

"Sunumda resmen slay ettin 💅"

Spill the tea Gen-Z

Dedikoduyu anlat. "Tea" dedikodu demek.

"Spill the tea, dün ne oldu?"

Stan Gen-Z

Aşırı hayran olmak ya da aşırı hayran.

"Bu sanatçıyı stan'liyorum."

Sus Gen-Z

Şüpheli, tuhaf.

"Bu kadar sessiz olması çok sus."

The ick Gen-Z

Birinden aniden soğutan küçük ama öldürücü detay.

"Yemeği şapırdatarak yedi, ick geldi."

Touch grass Gen-Z

Biraz dışarı çık, internetten uzaklaş.

"3 saattir yorumlarda kavga ediyorsun, touch grass."

Tuff Gen-Z

Havalı, sağlam, etkileyici ("tough" kelimesinden).

"Yeni ceketin çok tuff."

Tweaking Gen-Z

Saçmalamak, kafayı yemiş gibi davranmak.

"Sabahın 5'inde spor mu? Tweaking."

Twin Gen-Z

Çok yakın arkadaş, ruh ikizi.

"Twin, aynı kazağı almışız."

Unc Gen-Z

Kendini yaşlı hissetmek; "amca" olmak.

"Saat 10'da uykum geldi, unc status."

Understood the assignment Gen-Z

Görevi anladı, tam olması gerekeni yaptı.

"Temalı partiye kostümle geldi, understood the assignment."

Valid Gen-Z

Mantıklı, kabul edilebilir.

"Yorgunsan gelme, valid."

Vibe check Gen-Z

Ruh hâli kontrolü.

"Pazartesi sabahı vibe check: 💀"

Washed Gen-Z

Eskisi kadar iyi olmayan, formunu kaybetmiş.

"Bu şarkıcı eskiden efsaneydi, şimdi biraz washed."

Yapping Gen-Z

Durmadan konuşmak, gevezelik.

"Hoca 2 saattir yapping."

Zesty Gen-Z

Gösterişli, renkli, fazla "dramatik" davranış. Bazen homofobik bir ima için kullanıldığından dikkatli olmak gerek.

"Bu reklam biraz zesty olmuş."

📱 Sosyal medya & fandom Hesaplar, algoritmalar, hayran dünyası ·

Algoritma Sosyal medya

Hangi içeriği kime göstereceğine karar veren sistem; internetin görünmez patronu.

"Algoritma bana yine kedi videosu attı."

AU Sosyal medya

Alternative Universe: Karakterlerin farklı bir evrende yazıldığı hikâye.

"Kahve dükkânı AU'su en sevdiğim tür."

Binge-watch Sosyal medya

Bir diziyi tek oturuşta, peş peşe izlemek.

"Bütün sezonu hafta sonu binge-watch yaptım."

Bot Sosyal medya

Otomatik çalışan sahte hesap.

"Bu yorumların hepsi bot, aynı cümle 50 kere."

Canon Sosyal medya

Hikâyede resmî olarak gerçekleşen şey.

"Sonunda ship'im canon oldu! 😭"

Close friends Sosyal medya

Hikâyeyi sadece seçtiğin "yakın arkadaşlar" listesine göstermek.

"Close friends'e eklendim, artık iç çevredeyim 🟢"

Collab Sosyal medya

İki hesabın ortak içerik üretmesi ya da markayla işbirliği.

"İki yayıncı collab yaptı, internet çöktü."

Doxxing Sosyal medya

Birinin adres, telefon gibi özel bilgilerini izinsiz ifşa etmek. Tehlikeli ve çoğu yerde suç.

"Tartışma büyüdü ve biri doxxing yaptı, hesabı kapatıldı."

Engagement Sosyal medya

Beğeni, yorum, paylaşım gibi etkileşimlerin toplamı.

"Rage bait yapınca engagement patlıyor."

Fandom Sosyal medya

Bir dizinin, grubun ya da oyunun hayran topluluğu.

"Bu fandom çok aktif, her gün yeni teori."

Fanfic Sosyal medya

Hayranların, sevdikleri karakterlerle yazdığı hikâyeler.

"Finali beğenmedim, kendi fanfic'imi yazdım."

Finsta Sosyal medya

Fake Instagram: Sadece yakın arkadaşların takip ettiği, filtresiz, gerçek hâlinin olduğu ikinci hesap.

"Asıl hesabımda kahve fotoğrafı, finsta'mda ağlayan selfie."

Hate-watch Sosyal medya

Bir şeyi kötü bulduğun hâlde dalga geçmek için izlemek.

"Bu programı hate-watch yapıyorum ama bırakamıyorum."

Headcanon Sosyal medya

Resmî olmayan ama hayranın kafasında kesin doğru olan detay.

"Benim headcanon'ıma göre kötü karakter aslında kedi seviyor."

Influencer Sosyal medya

Sosyal medyada takipçilerini etkileyen, genelde reklam işbirliği yapan kişi.

"Influencer bu kremi "çok sevdim" dedi (reklam)."

Photo dump Sosyal medya

Bir dönemden rastgele, özensiz seçilmiş 10 fotoğrafı tek gönderide paylaşmak.

"Yaz photo dump'ı: deniz, kedi, bulanık bir dondurma."

POV videosu Sosyal medya

Seyirciyi bir sahnenin içine koyan video formatı: "POV: ..."

"POV: Annen "ev temizlenecek" dedi."

Shadowban Sosyal medya

Hesabın kapatılmadan, gönderilerinin gizlice daha az kişiye gösterilmesi.

"İzlenmelerim çöktü, kesin shadowban yedim."

Ship / Shipping Sosyal medya

İki karakterin ya da kişinin sevgili olmasını istemek.

"Bu ikisini 3 sezondur ship'liyorum."

Soft block Sosyal medya

Birini engelleyip hemen engeli kaldırmak; böylece seni takipten çıkmış olur.

"Soft block attım, haberi bile olmadı."

Spam hesap Sosyal medya

Ana hesabın aksine her saçmalığın paylaşıldığı gizli/ikinci hesap.

"Bu meme'i spam hesabımda paylaştım."

Spoiler Sosyal medya

Hikâyenin önemli bir kısmını önceden söylemek.

"Spoiler verme, daha 2. bölümdeyim!"

Stan Twitter Sosyal medya

Ünlü hayranlarının kendine özgü diliyle konuştuğu sosyal medya köşesi.

""Mother", "slay" kelimelerinin çoğu oradan çıktı."

Stitch / Duet Sosyal medya

Başkasının videosunu kendi videona ekleyip ona tepki vermek.

"Bu tarifi stitch'leyip yanlışlarını gösterdim."

Trend / Challenge Sosyal medya

Herkesin aynı formatta video çektiği akım.

"Bu dans challenge'ını 40 kere denedim."

Troll Sosyal medya

Sırf kızdırmak, ortalığı karıştırmak için yorum yapan kişi.

"Yorumlardaki troll'e cevap verme."

Unfollow Sosyal medya

Takipten çıkmak. Bazen sessiz bir savaş ilanı.

"Ayrıldıkları gün birbirlerini unfollow'ladılar."

Y/N Sosyal medya

"Your Name" (Senin adın): Okurun kendini hikâyeye koyduğu fanfic türü.

""Y/N kafeye girdi ve onu gördü...""

🇹🇷 Türk Gen-Z argosu Bizim sokakların, grup sohbetlerinin dili ·

Aga Türkçe

Arkadaşa hitap: "abi, kanka". Çoğulu "agalar" internetin en meşhur açılışı.

"Agalar bu ne ya 😭"

Ağır abi / Ağır abla Türkçe

Ciddi, karizmatik, az konuşan, saygı duyulan kişi.

"Sınıfın ağır abisi o."

Aşırı Türkçe

"Çok" yerine kullanılan her şeyin abartı hâli.

"Aşırı yorgunum, aşırı açım, aşırı mutluyum."

Ayar vermek Türkçe

Birine kırıcı ama yerinde bir cevap vermek. "Ayar olmak" ise sinirlenmek.

"Hoca öyle bir ayar verdi ki sınıf sustu."

Baya Türkçe

"Bayağı"nın kısa hâli: oldukça, epey.

"Baya güzel olmuş."

Bi' dur Türkçe

Sakin ol, bekle.

"Bi' dur ya, panik yapma."

Bomba gibi Türkçe

Çok iyi, harika görünen ya da olan.

"Kombin bomba gibi olmuş."

Caps Türkçe

Fotoğrafın üstüne komik yazı eklenerek yapılan Türk internet meme'i.

"Eski film caps'leri hâlâ efsane."

Çakal Türkçe

Kurnaz, işini bilen (bağlama göre olumlu ya da olumsuz).

"Çakal çocuk, hocayı ikna etti."

Efsane Türkçe

Mükemmel, unutulmaz.

"Dünkü konser efsaneydi."

Ezik Türkçe

Kendine güvenmeyen, ezilen kişi. Kırıcı bir söz, dikkat.

"Kimseye ezik deme, çok kırıcı."

Fenomen Türkçe

Sosyal medyada ünlü olan kişi.

"Kuzenim fenomen olmuş, 200 bin takipçi."

Gaza gelmek Türkçe

Birinin coşturmasıyla bir anda heyecanlanıp bir şey yapmak.

"Gaza geldim, saçımı mora boyattım."

Geyik yapmak Türkçe

Boş ve eğlenceli sohbet etmek.

"Bütün akşam geyik yaptık."

Gömmek Türkçe

Birini sert eleştirmek, rezil etmek.

"Yorumlarda adamı resmen gömdüler."

Hacı Türkçe

Arkadaşa samimi hitap (dinî bir anlamı olmadan).

"Hacı bu nasıl oldu?"

Hayırdır? Türkçe

"Ne oluyor?" sorusunun kısa ve hafif kavgacı hâli.

"Hayırdır, neden cevap vermiyorsun?"

Kafa dengi Türkçe

Aynı mizahı ve kafayı paylaşan kişi.

"Yeni ev arkadaşım tam kafa dengi."

Kafa yapmak Türkçe

Birini oyalamak, kafasını ütülemek ya da dalga geçmek.

"Bana kafa yapma, gerçekten ne oldu?"

Kafam yandı Türkçe

Kafam karıştı, beynim durdu.

"Bu matematik sorusunda kafam yandı."

Kanka Türkçe

En yakın arkadaş. Kısaltması "knk".

"Kanka sensiz olmaz."

Kapak olsun Türkçe

Haklı çıktığında karşı tarafa söylenen zafer cümlesi.

"Sınavdan 100 aldım, kapak olsun."

Kombin Türkçe

Kıyafet uyumu, günün kıyafeti.

"Bugünkü kombinim nasıl?"

Koptum / Öldüm Türkçe

Gülmekten bittim.

"Bu videoda koptum 💀"

Kral / Kraliçe Türkçe

Bir şeyi çok iyi yapan kişiye övgü.

"Ödevi tek başına bitirdi, kral adam."

Krinç Türkçe

"Cringe" kelimesinin Türkçe söylenişi: utanç verici.

"O video tam krinç."

Laf sokmak Türkçe

Dolaylı yoldan iğneleyici söz söylemek.

"Story'de bana laf soktu, biliyorum."

Moruk Türkçe

Arkadaşa samimi hitap (eski ama hâlâ yaşıyor).

"Moruk naber?"

Napim Türkçe

"Ne yapayım" demenin umursamaz hâli.

"Geç kaldım, napim 🤷"

Ortam Türkçe

Kalabalık ve eğlenceli sosyal çevre. "Ortam insanı" sosyal biri demek.

"Ben ortam insanı değilim, evde mutluyum."

Plaza dili Türkçe

İngilizce kelimelerle karışık iş Türkçesi: "Toplantıyı postpone edelim, deadline'ı update ederiz."

"Plaza dilinde "asap" demek "dün" demek."

Sarmak Türkçe

Bir şeyin çok hoşa gitmesi. "Sarmadı" ise beğenmemek.

"Bu dizi beni çok sardı."

Story atmak Türkçe

Hikâye paylaşmak.

"Kahveyi içmeden story attım."

Sus be Türkçe

"Yok artık, inanmıyorum" anlamında şaşkınlık.

"Sus be, gerçekten mi barıştılar?"

Takma kafana Türkçe

En meşhur teselli: "Önemseme, geçer."

"Takma kafana, yarın unutur."

Tribe girmek Türkçe

Bir anda kötü ruh hâline, karamsarlığa girmek.

"Gece 3'te tribe girdim, eski fotoğraflara baktım."

Trip atmak Türkçe

Küsmek, surat asmak, nazlanmak.

"Mesajına geç cevap verdim diye trip attı."

Yok artık Türkçe

Şaşkınlık ve inanmama.

"Yok artık, sınav iptal mi?"

Yürü be Türkçe

Birine destek ve coşku: "devam et, haklısın".

"Yürü be kızım, sen yaparsın!"

🥑 Millennial argosu 2010'ların efsaneleri, hâlâ yaşıyorlar ·

Bae Millennial

Sevgili, bir tanem.

"Bae ile kahvaltıdayım."

Basic Millennial

Sıradan, trendleri körü körüne takip eden.

"Balkabaklı latte içiyor, çok basic."

Cray cray Millennial

Çılgın, deli dolu.

"Bu parti cray cray."

Doggo Millennial

Köpeğin internet dilindeki sevimli adı.

"Bu doggo çok tatlı."

Epic fail Millennial

Destansı başarısızlık.

"Pasta yaptım, epic fail."

Hangry Millennial

Açlıktan sinirli (hungry + angry).

"Beni hangry'ken arama."

Hashtag (sesli) Millennial

Konuşurken bile etiket söylemek.

"Hashtag mutluyum."

I can't even Millennial

O kadar ki... kelimeler yetmiyor.

"Bu kedi çok tatlı, I can't even."

Lit Millennial

Muhteşem, coşkulu.

"Konser lit'ti 🔥"

Netflix and chill Millennial

Görünüşte film izleme daveti... ama aslında başka bir davet.

""Netflix and chill?" dedi, anladın sen."

On fleek Millennial

Kusursuz, tam yerinde (özellikle kaşlar).

"Kaşların on fleek!"

Squad goals Millennial

Hayalimizdeki arkadaş grubu.

"Bu grup fotoğrafı squad goals."

Swag Millennial

Tarz, havalılık.

"Swag'in yerinde."

Throwback Millennial

Nostalji, eskiye dönüş.

"Bu şarkı tam throwback."

Totes Millennial

Totally; kesinlikle.

"Totes katılıyorum."

Turnt Millennial

Coşmuş, parti modunda.

"Bu gece turnt'üz."

YOLO Millennial

Bir kere yaşıyoruz; çılgın kararların bahanesi.

"YOLO deyip bilet aldım."

Emoji tercümesi (💀 neden ölüm değil?)

💀

"Gülmekten öldüm." Gen-Z'nin 😂'su.

"bu video 💀💀"

😭

Ağlıyorum ama genelde gülmekten ya da sevimlilikten.

"kediye bak 😭"

🧢

Yalan (cap).

"10 dk'da geldim 🧢"

🗿

İfadesiz, "ciddi misin" ya da sigma bakışı.

"tamam 🗿"

🤡

Kendini aptal yerine konmuş hissetmek.

"ona inandım 🤡"

👁️👄👁️

Şok, boş bakış: "ne diyorsun sen".

"👁️👄👁️ ne"

🙏

Lütfen. 😭 ile birlikte çaresizlik.

"yardım edin 😭🙏"

🥀

Dramatik hüzün. "Hayat ağır" havası.

"çay soğumuş 🥀"

✨

Vurgu ve ironi: ✨kaygı✨

"yine ✨pazartesi✨"

🫠

Eriyorum: utanç ya da sıcak.

"herkes bana baktı 🫠"

💅

Umursamaz, havalı, kraliçe.

"bilmiyorum 💅"

🤓☝️

"Eee aslında..." diye bilgiçlik taslayan.

"🤓☝️ teknik olarak"

😮‍💨

Derin nefes: rahatlama ya da bıkkınlık.

"sınav bitti 😮‍💨"

🫡

Selam dur: "emredersin" ya da saygı.

"yarın 7'de oradayım 🫡"

🙂

Gen-Z'ye göre pasif agresif gülümseme.

"tamam 🙂"

👍

Gen-Z'ye göre soğuk, hatta kaba. Millennial'a göre gayet normal.

"👍"

😂

Millennial gülmesi. Gen-Z'ye "yaşlı" gelir.

"😂😂😂"

🔥

Harika, çok iyi.

"kombin 🔥"

🐐

GOAT: tüm zamanların en iyisi.

"annem 🐐"

👀

Dedikodu ya da merak: "neler oluyor?"

"👀 anlat"

🫶

Kalp eller: sevgi, teşekkür.

"ty 🫶"

🤌

Mükemmel ya da "ne diyorsun sen".

"bu lezzet 🤌"

🧍

Ortamda tuhaf tuhaf ayakta duran ben.

"partide ben 🧍"

🥺

Kocaman yalvaran gözler: "lütfen" ya da "çok tatlı".

"bir dilim daha? 🥺"

🚩

Red flag: tehlike işareti.

"garsona kaba 🚩"

🍵

Dedikodu (tea). "Anlat bakalım."

"🍵 dün ne oldu"

🐍

Hain, iki yüzlü, arkadan konuşan.

"grupta bir 🐍 var"

🗣️

Yüksek sesle söyle! Ya da "yapping".

"🗣️ TATİL GELDİİ"

😬

Gerginlik, "eyvah" anı.

"hocanın maili 😬"

🤭

Kıkırdama, "biliyorum ama söylemiyorum".

"kim olduğunu biliyorum 🤭"

🫃

(Şaka) çok yemek yemiş, şişmiş hâl.

"üç porsiyon mantı 🫃"