🫧 Clean Girl2022
Geriye taranmış sıkı topuz, parlak "cam gibi" cilt, altın küpe, minimal makyaj. Zahmetsiz görünen ama çok zahmetli bir tarz.
"Bugün clean girl topuzu yaptım, 40 dakika sürdü."
Kısa video uygulamalarında ve Instagram'da bir dönem herkesin konuştuğu 56 akım: estetikler, yaşam tarzı trendleri, video formatları ve viral challenge'lar. Hepsinin yılı, ne olduğu ve cümle içinde kullanımı burada.
Geriye taranmış sıkı topuz, parlak "cam gibi" cilt, altın küpe, minimal makyaj. Zahmetsiz görünen ama çok zahmetli bir tarz.
"Bugün clean girl topuzu yaptım, 40 dakika sürdü."
Fiyonklar, dantel, pembe, inci ve romantik "nazlı kız" estetiği. Saçlara, ayakkabılara, hatta pastalara fiyonk eklendi.
"Her şeye fiyonk taktım, coquette era'mdayım."
2024 başında clean girl'e karşı çıktı: kürk (genelde sahte), leopar desen, kırmızı ruj, iri altın takılar ve kocaman özgüven.
"Ocak ayı clean girl değil, mob wife ayı."
Akdeniz tatili hayali: kırmızı-beyaz elbiseler, domates salatası, keten, güneş yanığı. "İtalyan sahil kasabası" estetiği.
"Bu yaz tomato girl summer, Ege'de domates yiyorum."
90'lar ofis kıyafetlerinin seksi versiyonu: ince çerçeveli gözlük, kalem etek, gri tonlar, ciddi bakış.
"Office siren gözlüğümü taktım, toplantıya hazırım."
Sahil evinde yaşayan zarif bir büyükanne: keten gömlek, hasır şapka, beyaz-bej tonlar, mutfakta şarap.
"Evi coastal grandmother tarzında dekore ettim."
Her şey pembe. Kafadan tırnağa sıcak pembe kıyafetler; 2023'teki filmle zirve yaptı.
"Düğüne barbiecore gittim, herkes bana baktı."
Bale kıyafetlerinden ilham: babet, sarma hırka, tül etek, pudra pembe, sıkı topuz.
"Hiç bale yapmadım ama balletcore giyiniyorum."
Eski futbol formalarını kot ve spor ayakkabıyla giymek. "Mahalle maçına giden adam" estetiği.
"90'lardan kalma forma buldum, blokecore oldum."
Dağa tırmanmayacak olsan bile outdoor giyinmek: polar, rüzgârlık, trekking botu, sırt çantası.
"Şehirde gorpcore: Everest'e çıkacak gibi giyindim, kafeye gidiyorum."
Deniz kızı estetiği: sedef parıltı, deniz kabuğu takılar, file ve dalgalı saçlar.
"Mermaidcore makyajı yaptım, tam deniz kızı."
Dedenin dolabından çıkmış gibi: desenli hırkalar, kareli pantolon, renkli çoraplar, uyumsuzluğun uyumu.
"Dedemin hırkasını giydim, eclectic grandpa."
2000'lerin sonu parti fotoğrafları geri döndü: flaşlı kamera, dağınık saç, eyeliner, deri ceket, "dün geceden kalma" havası.
"Indie sleaze fotoğrafı için flaşı açtım."
Gizemli, kendinden emin, "femme fatale" kadın estetiği. Siyah, kırmızı, keskin eyeliner ve "beni kimse çözemez" bakışı.
"Dark feminine enerjimle ofise girdim."
Makyaj trendleri: Latte makyaj (kahve ve bronz tonları) ve strawberry makyaj (çilek gibi pembe yanaklar ve çiller).
"Bugün latte makyaj, yarın strawberry."
Bütün gününü bilerek yatakta, atıştırmalık ve telefonla geçirmek. "Kendime bakım mı, tembellik mi?" tartışmasının konusu. 2025'te bir de "potato bed" (patates yatak) gibi dev yuva yatak versiyonu çıktı.
"Pazar planım: profesyonel bed rotting."
Yemek yapmak yerine dolapta ne varsa bir tabağa dizmek: biraz peynir, üç zeytin, bir avuç kraker, yarım salatalık.
"Akşam yemeği? Girl dinner: peynir ve üzüm."
Kulaklıkla, kendine iyi gelen şeyleri düşünerek yapılan uzun yürüyüş. Hem spor hem terapi.
"Sınav stresi için hot girl walk'a çıktım."
Saç maskesi, peeling, tıraş, vücut losyonu... Haftada bir kez her şeyin yapıldığı uzun banyo seansı.
"Bu akşam everything shower, beni 2 saat arama."
Sabah 5'te kalkan, yeşil smoothie içen, günlük tutan, pilates yapan "mükemmel kız" rutini. Çok ilham verdi, çok da baskı yarattı.
"Bir haftalığına that girl oldum, sonra yorgunluktan uyudum."
Sıradan anları bir film sahnesi gibi yaşamak: güzel bir fincan, kulaklıkta şarkı, pencereden manzara.
"Market alışverişimi bile romanticize ediyorum."
Hustle culture'a karşı: Stressiz, huzurlu ve kendine iyi bakan bir hayatı bilerek seçmek.
"Artık hustle yok, soft life var."
Influencer'ların "bunu alın" demesine karşı: "Bunu almayın, şu işe yaramıyor" diyen videolar.
"De-influencing videosu izledim, sepetimi boşalttım."
Az almak, elindekini sonuna kadar kullanmak: bitene kadar kullanılan kremler, küçük gardırop, tamir edilen eşyalar.
"Underconsumption core: Rujumun son milimini kullanıyorum."
Pazar günü haftaya hazırlık: çamaşır, temizlik, yemek hazırlığı, maske. Pazartesi kaygısına karşı ritüel.
"Sunday reset yaptım, pazartesiye hazırım."
75 gün boyunca hiç aksatmadan her gün iki antrenman, katı diyet, su, kitap ve fotoğraf. Bir gün kaçırırsan baştan başlarsın. Çok zorlayıcı olduğu için eleştiriliyor.
"75 Hard'ın 12. günündeyim, ruhum yorgun."
Koşu bandında 12 eğim, saatte 3 mil hız, 30 dakika yürüyüş. Basit ama terletici bir egzersiz trendi.
"12-3-30 yaptım, bacaklarım beni terk etti."
3 dakika hızlı, 3 dakika yavaş tempoda, toplam 30 dakikalık aralıklı yürüyüş. Japonya'daki araştırmalara dayanan bir tempo yürüyüşü.
"Japanese walking'e başladım, 3 hızlı 3 yavaş."
Günlük lif alımını maksimuma çıkarma trendi: chia, mercimek, sebze, tam tahıl. Beslenme uzmanları özünü destekliyor ama aşırıya kaçmamak gerekiyor.
"Fibermaxxing yapıyorum, kahvaltıda chia puding."
Uyku kalitesini maksimuma çıkarmak için her şeyi denemek: karanlık oda, rutinler, uyku takibi. Bazı yöntemleri (örneğin ağız bantlama) bilimsel olarak tartışmalı.
"Sleepmaxxing için telefonu yatak odasından çıkardım."
Kulaklık, podcast, müzik olmadan, sadece etrafı dinleyerek yürümek. İlk 10 dakikası zor, sonrası terapi.
"Silent walking denedim, kuş sesi duydum, şok oldum."
Kendine iyi gelen aktivitelerin "menüsünü" yapmak: hızlı mutluluklar (başlangıç), uzun keyifler (ana yemek), ödüller (tatlı).
"Dopamine menümden 10 dakikalık dans seçtim."
"Get Ready With Me": Hazırlanırken hem makyaj yapıp hem de dertleşilen video türü. Bazen en büyük itiraflar burada yapılır.
"GRWM: Eski sevgilimin düğününe gidiyorum."
Bir günün baştan sona kısa kesitlerle anlatılması. Öğrenci, ofis çalışanı, köyde yaşayan, hepsi var.
"Day in my life: üniversite öğrencisi edition."
Kameraya bakarak başından geçen ilginç, utanç verici ya da korkunç bir olayı anlatmak.
"Storytime: Yanlış kişiye mesaj attım."
İzleyiciyi bir sahnenin içine koyan video: "POV: Öğretmen sınav kâğıtlarını dağıtıyor."
"POV: Annen "misafir geliyor" dedi."
Alışverişte alınanları ya da gelen kargoları açıp gösteren videolar. Underconsumption core bunlara tepki olarak çıktı.
"Haul videosu izleyip hiçbir şey almamak = başarı."
Güney Kore'de doğdu: Kamera karşısında bol miktarda yemek yiyerek izleyicilerle sohbet etmek.
"Gece 2'de mukbang izleyip acıkmak."
Fısıltı, tıkırtı, kâğıt hışırtısı gibi seslerle izleyende ürperti ve rahatlama yaratan videolar.
"Uyumak için ASMR açtım."
Birbirinden alakasız video parçalarının hüzünlü bir müzikle kurgulandığı, modern hayatın yalnızlığını anlatan "sanatsal" akım.
"Gece corecore izleyip varoluşsal kriz yaşadım."
Sevilen bir karakterin, ünlünün ya da futbolcunun sahnelerinden müzikli, efektli kısa kurgular.
"Bu edit beni ağlattı."
Müzik uygulamalarının yılın sonunda "bu yıl en çok bunları dinledin" diye çıkardığı özetler. Aralık'ta herkes hikâyesinde paylaşır.
"Yıllık özetim çıktı, aynı şarkıyı 900 kere dinlemişim."
Günün rastgele bir saatinde gelen bildirimle, 2 dakika içinde ön ve arka kameradan filtresiz fotoğraf paylaşmak.
"BeReal bildirimi geldi, tam tuvalette 💀"
Canlı yayında oyun karakteri gibi davranıp, izleyicilerin hediyelerine hep aynı repliklerle tepki vermek.
"NPC yayınını 20 dakika izledim, neden bilmiyorum."
Başından kova dolusu buzlu su dökmek ve üç kişiyi aday göstermek. ALS hastalığı için farkındalık ve bağış toplamak amacıyla dünya çapında yayıldı.
"Babam ice bucket challenge yaparken bağırdı."
Bir kişi tek başına dans eder, ritim değişince kalabalık bir anda çılgınca dans eder. 30 saniyelik kaos.
"Sınıfça Harlem Shake çekmiştik, hâlâ utanıyorum."
Kalabalık bir grup heykel gibi donar, kamera aralarında dolaşır.
"Mannequin challenge'da hapşırdım, video mahvoldu."
Pandemide evde kalanların çılgınca çırptığı köpüklü kahve. Herkes bir anda barista oldu.
"Dalgona için 20 dakika çırptım, kolum koptu."
Pandemide herkesin evde ekşi maya besleyip ekmek yaptığı dönem. Mayalara isim bile verildi.
"Mayamın adı Mehmet, 2020'den beri yaşıyor."
Fırında bütün feta peyniri ve çeri domatesle yapılan makarna. Bazı ülkelerde marketlerde feta tükendi.
"Feta makarnası yapıp hikâye atmayan kalmadı."
Belli bir markanın kulplu büyük termosları statü sembolü oldu; mağaza kuyrukları, renk koleksiyonları ve "bunu neden 40 tane almışsın" videoları.
"Termos koleksiyonum 6 renk oldu."
İçinde fıstık kreması ve tel kadayıf olan kalın çikolata. Viral oldu, Türkiye dahil dünyanın her yerinde fırın ve pastaneler kendi versiyonunu yaptı.
"Dubai çikolatası almak için 40 dakika sıra bekledim."
Kısa video uygulamalarının ilk dev dans trendlerinden biri. Dansı genç bir kız yarattı ama ünü başkalarına gitti; "yaratıcıya hakkını ver" tartışmasını başlattı.
"Renegade'i öğrenmek için 3 gün harcadım."
Metroda yüksek sesle müzik dinleyip kendinden emin dans eden ve kendini çeken kız; "kimseyi umursamadan yaşa" akımına dönüştü.
"Tube girl enerjisiyle otobüste playback yaptım."
"Brat" albümündeki bir şarkının basit ve eğlenceli koreografisi. Ünlüler bile çekti.
"Apple dansını düğünde yaptık."
Bazı akımlar ciddi yaralanmalara, hatta ölümlere yol açtı. Bir challenge kendine ya da başkasına zarar verme riski taşıyorsa, izlenme için değmez. Platformlar bu tür videoları kaldırıyor; gördüğünde bildir.
""Herkes yapıyor" bir sebep değil 💛"